Aksak ritim, küflü kalem
Tebessüm sinsi, öfke sahte
Derken düştü gözlerim
Kaldırımsız bir şehre
İçimdeki romandan bir kahraman
Başladı konuşmaya benim yerime
O konuşunca başladı hayat
Ben susunca hep şiir
Siyahlaştı gitgide yüzüm
Dizilince kelimeler ardı ardına
Çaresiz kaldı satırlarda hüzün
Kapandı yeniden siyah perdeler
Durdum, durduğum yer benim değil
Uykularım var eskiden kalma
Ama uyumak pek tekin değil
Kalbim hangi bestenin ritmini tutuyor
Kalem hangi sayfada küflendi
Nerdesin ey kahraman
Kurtar gözlerimi düştüğü kuyudan
Sanrılar kapladı ruhumu
Unuttum ezberimi, küstürdüm bulutu
Olsun karanlıktan korkmayalım yine de
Konaklasın yıldızlar
Semanın heybetli köşkünde
Sessizce bağlayalım bu sefer
Umutları gecenin peşine
İsmail Erdemir
Şubat 2006
5 yorum:
İsmail
Yine harika bir şiir olmuş. Beklediğimize değmiş ancak bu kadar da bekletmesen bize ne güzel olacak :)
Birkaç takıldığım yer oldu ama:(
"aksak ritim" ve "öfke sahte"nin gücü "küflü kalem" ve "tebesüm sinsi" kadar büyük gelmedi.
"Küflü kalem"i çok beğendim. Hemen google'da daha önce böyle bir söyleyiş var mi diye bile baktım :) YOK. İlk defa bu şekilde sen yazmışsın.
Genel olaral ilk bölüm bir harika.
İkinci bölüm bir şairi hatırlattı. Benim çok sevdiğim bir şairi... Ancak yine de özgün duruyor. Sadece söyleyiş benzerliği var gibi veya da son günlerde o şairi ben az okuduğumdan kaynaklanan bir durum söz konusu.
Son bölümü de beğendim.
Biliyorsun ki "umut" kelimesi yerine "ümit"i daha çok seviyorum. Ben bu şiiri ezberleyeceğim ama kızmazsan "umut"lar "ümit" olacak...
İsmail, sana deseydim ki son bir yıldır yaşadıklarımlar noktasına virgülüne bunlar, acaba bundan daha iyi anlatabilir miydin beni merak ediyorum. Kesinlikle bu şiir benim için yazılmış dedim içimden. Ama iyi bir şair olmanın temelide bu değil mi her okuyanın kendisinden bir parça bulması.
Yüreğine sağlık...
Yorumlarınız için öncelikle teşekkür ederim. Sözlerimin aks-i seda bulması çok güzel.
Bekleme süresi benim de hoşuma gitmiyor ama çaresini ne yazık ki bilmiyorum.
Benzettiğin şairin şiirlerindeki ses gücünü düşününce benzemesi (benzemek her ne kadar istemediğim bişey olsa da) fena da değil aslında.
Ezberleme konusuna gelince sen her ne kadar ümit olarak ezberlesen bile aklının bir köşesinde burası aslında umut du diye kalacak. Bence mahsuru yok, ezberlenmek ne kadar güzel.
Rabia, nasıl ki ben senin hislerine tercüman olmuşum işte istediğim de budur aslında. Artık şiir benden çıktı. Kaç kişi daha sahiplenir bilmiyorum.
Güzel temennilerine teşekkürler.
"kaldırımsız şehir" mükemmel olmuş kanımca, güçlü ve anlamlı bir tasvir. Kaldırımın olmamasından çok, ne kadar insan olsa bile hiç kimsenin sokaklarda yürümediği bir mekana işaret ediyor. Bu da beraberinde gece, karanlık ve yalnızlık kavramlarını direk çağrıştırıyor ve arzu edilen atmosferi şiire adım atar atmaz yerleştiriyor. Önceki çalışmalarına baktığımda da "şehir" in ortak bir öğe olduğunu ve üzerinde durduğunu görüyorum. Belli ki bu şehir şans eseri bulunmuş değil. Birileri yaşıyor orada. Saygılar.
İsmail elde var iki "Bercutio" da sahiplenmiş şiiri ;).
Bercutio yeni yazıların ne zaman bu arada ?
Yorum Gönder