Bir ses, hayatın tüm olumsuzluklarına karşı isyanı ve umudu aynı anda haykırıyordu. Ve ben o sesi yıllarca dinleyecektim. Hatta bir konserde, o sesin sahibinin elini tutacaktım ve bana “içindeki sevgiyi sonsuza kadar kaybetme” diyecekti sarılarak. O, kendi müziğine meraklı insanlar dışında çok tanınmıyordu ülkesinde ama bilmesi gerekenler biliyordu ve hayrandı ona. Sevenleri yetiyordu, o bir star olmak istemiyordu piyasalarda. Çünkü zaten gökyüzünde bir yıldızdı.
Yıllarca dinledim, çok sevdim. Ve o müziklerle çok şey paylaştım kendimle. Hayata söylendim, kendime söylendim, sevdiklerime söylendim ve şarkı söyledim. Ama sonra bigün, ansızın gidiverdi o ses. Bu dünyayı terk etti… Erken, zamansız… Sevdikleri yollara döküldü onu son yolculuğuna uğurlarken. Ve ben, hala dinliyorum onu. Zaman zaman eski günlerime dönüyorum. Yalnızlığıma…
Hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne,
Günün karanlık saatlerine,
Ara sıra kopsa da fırtınalara,
Bir gün boğulacağımız denizlere,
Eski günlere,
Neler olacağını bilmesek de geleceğe,
Kötülüklerle dolu olsa bile tarihe,
Tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara,
Don Kişot’lara, ateş hırsızlarına,
Ernesto “Che” Guevara’ya,
Yollara, yolculuklara,
Sevgililere, sevişmelere,
Sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara,
Üşürken ısınmalara,
Her şeyden sıcak annelere,
Babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara,
Kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz…
Kötü şeyler gördük,
Savaşlar, katliamlar,
Ölen öldürülen çocuklar gördük,
Kendi dilini, kendi kültürünü,
Kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük,
Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük…
Yoksul insanlar, ağlayan anneler babalar,
Hergün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük,
Biz de öldük..!
Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik…
Teşekkürler dünya…!
Kazım Koyuncu
4 yorum:
Ne iyi oldu hatırlattığın ben de çok severim yaptığı müziği, duruşunu...Yazını okuduktan sonra hemen koştum dinledim...Özlemişim
çok sevindim :)
bende durup durup dinlerim. bu aralar çok sık dinliyorum. bu yazıyı da ağıt'ı 8 kere arka arkaya dinledikten sonra yazdım :(
Filiz Kazım koyuncuyla sanırım ilk senin tavsiyenle tanışmıştım zaten karadenizli olmama rağmen nasıl duymamıitın anlayamadım.
O günden beri albümleri bilgisayarımda ve arabamda mevcut. Gerçekten güzel söylüyor ve işliyor adeta karadeniz.i nakış nakış.. Ama malesef ki iyiler çok fazla yaşamıyor :(
ruhu şaad olsun
Aylar sonra gördüm bu yazıyı ve yorum yazmadan da yapamadım. Senelerdir keyifliyken de hüzünlüyken de dinleyebildiğim tek sanatçı Kazım Koyuncu. Keyifliysem "Ella Ella"dan başlarım dinlemeye, durgun bir günümdeysem "Gelevera Deresi"ni açar daha da durgunlaşır hatta ağlamakla ağlamamak arasında gidip gelirim. - Ah be Kazım, -koyverdun gittun bizi..
Yorum Gönder